Yoğun ve daraltıcı bir aradan sonra yine burdayım..INETA etkinliklerinden bir yenisi daha.. Paylaşmak ve teknik olanı "Daha cok nasil anlatabilirim!" konseptiyle bir araya geliyoruz! Rock IT , Rock Software Engineering , Rock Love ,Rock Passion!! Tüm bilişim meraklılarını bu seminere bekliyoruz..!!
Mevlüd Kandili
19 mart 2008 çarşamba gecesini perşembe gecesine bağlayan gece Mevlid kandilidir. Bu gece ; “(Resûlum!) Biz
seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya Sûresi: 107) ayet-i
kerimesinde de belirtildiği üzere alemlere rahmet olarak gönderilen Resûl-i
Ekrem Efendimiz’in doğduğu gecenin yıldönümüdür.
Bu gece Kadir
Gecesi'nden sonra en kıymetli gecedir.
Bu gece Peygamber efendimizin
doğduğu sırada görülen hâlleri, mu'cizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok
sevaptır. Peygamber efendimiz kendileri de anlatırdı.
Sevgili
Peygamberimiz doğmadan önce, bütün dünya mânevî yönden müthiş bir zulmet ve
karanlık içindeydi. İnsanlar azgınlaşmış, hak din unutulmuş, her tarafı vahşet
ve zulüm kaplamıştı.
Dünyanın her tarafında olduğu gibi, Mekke'de de
zulüm son haddine varmış, ahlâksızlık iftihar vesîlesi hâline
gelmişti.
Kadın basit bir mal gibi alınıp satılıyor, en aşağı
yaratıklardan birisi olarak görülüyordu. Kadının, kız çocuğu dünyaya getirmesi,
büyük felâket ve yüz karası olarak görülüyordu.
İşte bütün dünyanın
hâli böyleyken Allahü teâlâ herşeyi O'nun şerefine yarattığı, insanlara ebedî
saâdeti gösterecek, güzel ahlakı ile eşsiz merhamet sahibi peygamberimiz Hazreti
Muhammed Aleyhisselâm dünyaya geldi.
Tüm İslam Âleminin Mevlit
Kandilini Kutlar Hayırlara vesile olmasını niyaz ederim.
" SUN Microsystems database pazarında varlığını göstermek adına MySQL'i 1 milyar dolar karşılığında satın aldı.
Bkz: http://www.mysql.com/news-and-events/sun-to-acquire-mysql.html
MySQL'in
ücretsiz olmaya devam edeceği söyleniyor. SUN rakipleri gibi database
server sahibi olmak istemiş. IBM+DB2, Microsoft + SQL Server gibi
SUN+MySQL olarak uyumlu bir çift olacak. Yani SUN kendi işletim sistemi
Solaris'e uyumlu hale getirecek." yazısını
okur okumaz (Teşekkürler CEBE) şaşırmadım desem yalan olur..Dile kolay 1 milyar dolar..Satınalmalar devam ediyor..Bakalım daha neler olacak :)
Sevgiler.
Selamlar ;
Daha önceden Surface'le alakalı bazı entry'lerim olmuştu ama bu video cok daha hoş, lütfen izleyelim.. :)
Bu arada biz siparişimizi verdik , umarım ilk ürün temin edici biz oluruz... :)
İzlemek için burayı tıklayınız ..
Sevgiler.
Güzel bir etkinlik amacıyla bir araya geldik...
Katılan herkese cok teşekkürler..:)
Güzel bir etkinlik amacıyla bir araya geliyoruz...
Beklerim.. :)
Selamlar ; evet yorucu bir serüvenden arda kalanları ve kahire tecrübelerimi eminim merak ediyorsunuzdur.İşin açıkcası organizasyonda yer alan arkadaşlar ellerinden geleni yapmışlar öncelikle Microsoft'a ve değerli çalışanlarına ( özellikle Baransel Aka BARANZELLL ,Ruari aka best belly dancer :=) ) çok teşekkürler.1.gün Silverlight ve Software as a service seminerlerinde Goksin hoca tecrübelerini bizlerle paylaştı.Tabi bu benim girdiğim session.Başka bir paralel sessionda da Mehmet Emre arkadaşlarla bilgilerini paylaştı.2. gün de Microsoft un merkezine gittik.Mısır'ın kendine ait bir bilişim bakanlığının olması da oldukca güzel bir durum.Aynısından bizde istiyoruz derler ya oyle işte.. :) Dünyaca meşhur Xceed Component lerini geliştiren ekibe ait en az Microsoft'un binasi kadar devasa bir binada aynı SmartVillage'da bulunuyordu.Bu arada bakanlık ve diğer bilişim firmaları aynı kampüste idi.Piramitlere 10 km uzaklıkta belki de Kahirede gördüğümüz en temiz ve en düzgün yer idi..Burda da Mehmet Emre bizlerle LINQ konusunda ki deneyimlerini paylaştı...Sakın piramitlerin ordan alışveriş yapmayın derim..Nedeni ise kazıkcı olmaları..Khan El Halil diye bilindik bir çarşıları var oraya gitmenizi oneririm.Orda herşey cok uygun..Örneğin deri ve el yapımı bir bayan terliğini pazarlıkla 6-7 dolara alabilirsiniz...
Fel El Fela diye bir restaurant da doğal içme suyuna rastlamamız ise en güzel durumlardan biri idi.. Ben herkesle We are brothers diyerek irtibata geçerken arkadaşlar bana gülmekten kendilerinden geçiyorlardı..Başkent'in boylesine gariban olması üzücü..Dilerim daha iyi olurlar.
Resimleri düzenledikten sonra burdan paylaşacağım..Sadece ben 100 resim cektim 3 günde toplam resim sayımız inaniyorum ki 1000 i geçmiş olsun..
Herkese selamlar.
Tekrar teşekkürler.
Eralp
Selamlar ;
Boğaziçi Universitesi mühendislik fakültesinde 05.10.2007 tarihinden itibaren uzun bir süre C# anlatacağım.Tabi sadece C#'la sınırlı kalacağımı sanmıyorum :)
Buna vesile olan Hakan abime teşekkürler.
Eralp
Selamlar eğer birazcık zamanınız varsa mutlaka izleyin derim..
Ebruli olayını bu kadar basit bir biçimde sanala taşınacağını düşünememiştim doğrusu.Bir de telefonu koyduğunda ekranın telle irtibata geçip eteğindeki leri dökmesi bittiğim andır :)
(Not : Cümlelerimden çokca birşey anlaşılamamasının sebebi evet tahmin ettiğiniz gibi , gizemi arttırmak :) Hadi izlesenize.. :))
Selamlar ; Internette Ajax FW'le ilgili birseyler ararken ilginc bir linke rastladım. Sun Microsystems‘ın Nisan 2007′de duyurduğu ve malumunuz Microsoft'da ki silverlight muadili olan JavaFx‘i , enterprise pazarda yeniden var olmak isteyen Sun’ın Java’yı kurtarmak için sunduğu son çözüm(!genel olarak böyle düşünülüyor..). Metalink‘de bu konuyla ilgili yapılmış karşılaştırmalı gözlem sonucu performansın ne kadar düşük olduğu aşağıda ki rakamlarla ifade edilmis.
- JavaFX — 14 fps
- Firefox + Silverlight (JavaScript) — 56 fps
- Firefox + Flex — 62 fps
- Adobe AIR — 62 fps
- Firefox + Silverlight (CLR) — 202 fps
:) Saniye başına düşen ekran sayılarına dikkat!
Selamlar ;
25 Ağustos da Microsoft merkezinde JavaScript,Windows Mobile 6.0, C# 3.0 'ı içeren .NET ve Microsoft Teknolojileri (listemizde Ajax da vardi ama inanin sure yetmedi..) konulu bir seminer verdim..Normalde 4 saatlik bir seminer olmasını hedefliyordum ama katılımcıların seminer başında ki sayısal bütünlüğünden taviz vermeden ( ki kendilerine sabırları için teşekkür ediyorum ) 6 saat nasıl geçti birlikte anlamadım:) ..Yaklaşık 100 kişinin katıldığı seminer de teknik bazı problemlerin ( ki bu yüzden wireless modemimi değerli katılımcı arkadaşlardan birine hediye ettim :)) dışında rahat ve dialogu yüksek bir ortam oluştu.Katılımcı arkadaşlarımız çoğunlukla genç ve öğrenci kesimdendi.Doğal olarak gözlerinde ki parıltıyı görebildiğim için çok şanslı hissediyorum kendimi..
.NET ve yazılım dünyasında meydana gelen değişimlerden rich web application'ların ön plana çıkması ve bunun temelinde yatan enstrümanların doğru kullanılması durumunda verimliliğin oldukca artacağından,entegrasyonun öneminden
( win for desk win for CF ) ve C#da ki dil yenilikleri konusunda ki deneyimlerimden arkadaşlara birşeyler aktarmaya calistim.
Katılımcı bütün arkadaşlara gönülden teşekkür ediyorum..
Seminerden görüntüler :
Not : Ayrıca seminer de bahsettiğim JS book için http://www.eralperat.com/javascriptgoodbook.rar adresini kullanabilirsiniz.
| ETKİNLİK DETAYLARI |
| Etkinlik Konusu : |
.Net ve Microsoft Teknolojileri Semineri |
| Etkinlik Türü : |
Seminer |
| Hedef Kitle : |
Orta ve ileri düzey .NET bilgisi olan arkadaşlar |
| Kontenjan : |
80 |
| Etkinlik Tarihi - Saati : |
25.08.2007 -- 14:00-18:00 |
| Sponsor: |
 |
| Süre : |
1 Gün |
| Ek Bilgi : |
3 katılımcıya çekiliş ile kitap hediye edilecektir.. |
| Semineri Veren : |
Eralp ERAT |
| Etkinlik Yeri ve İçeriği: |
Seminerde pek çok Microsoft Teknolojisi incelenecek ve bunlar hakkında Eralp Erat katılımcılarla bilgi paylaşımında bulunucakatır. ASP.NET Ajax 'dan Javascripte, .NET Framework 'den Mobiliteye ,C# 3.0 'dan ileri düzey .NET Framework konularına kadar çok geniş bir içeriğe sahip olan bu seminer sayesinde katılımcılar tüm bu konular hakkında fikir sahibi olacaklardır.
|
Selamlar ;
xml verilerini öyle karmakarışık görmek insanın canını sıkıyor olsa gerek :) Aşağıda ki metodla rahatca indent edilmiş nodelar üzerinde fink atabilirsiniz :)
public static string FormatXml(string xml)
{
StringBuilder sb = new StringBuilder();
XmlWriterSettings settings = new XmlWriterSettings();
settings.Indent = true;
settings.OmitXmlDeclaration = false;
using (XmlWriter w = XmlTextWriter.Create(sb, settings))
{
using (TextReader tr = new StringReader(xml))
{
using (XmlReader r = XmlTextReader.Create(tr))
{
w.WriteNode(r, true);
}
}
}
return sb.ToString();
}

Yaratıcımız yüce ALLAH'ın daveti üzerine peygamberimiz bir gece melekler tarafından mekkeden kudüse götürülmüştür. Burada cebrail ile birlikte bütün gökleri aşarak ''sidretül münteha'' denilen makama yükselmiş ve ALLAH ile görüşmüştür. Bu yolculğun Mekke'den Kudüs'e kadar olan bölümüne isra Kudüs'ten ALLAH ile görüşmesine kadar ise Miraç denir. Bu görüşmede Peygamber efendimize ümmet'i için vakit namaz ve Miraç hediye edilmiştir.
Allah'ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun.
Kandiliniz mübarek olsun...
Selamlar ; yukarıda interpret ve compile edilen dillerin dünyaca tanınmış bazı algoritmalardan geçirildiğinde verdikleri sonuclara göre sıralanmış bir hali bulunmakta.
Oldukca bilinen bir karşılaştırma testi :) C# in yeri de hiç fena değil :) Bence kategori olarak ayrılmalıydı managed languages , unmanaged languages ve script languages gibi..O zaman herkes kendi kategorisinde değerlendirilirdi..Şimdi listeye bakıp şu daha iyi değil demek ne derece doğru olacaktır size bırakıyorum..
iyi çalışmalar.
Eralp
Selamlar ;
Internette gezerken gözüme takıldı, Microsoft'un Visual Source Safe'ini Java dünyasıda isterse kullanabiliyor.Ücretsiz.
Bu linkten http://vssplugin.sourceforge.net/ ilgili bilgiyi edinebilirsiniz.
Not : Eclipse 2.0'da bazı özelliklerin aktif olmadığı vurgulanıyor , tam anlamıyla kullanılabilmesi için Eclipse 3.x in kurulu olması gerektiği belirtiliyor.
İyi çalışmalar..
| ETKİNLİK DETAYLARI |
| Etkinlik Konusu : |
.NET ve MOBİL TEKNOLOJİLER |
| Etkinlik Türü : |
Seminer |
| Hedef Kitle : |
.NET Platformu ile mobil uygulama geliştirmek isteyenler, Windos Mobile ürün ailesiyle tanışmak isteyeneler, mobil uygulamalara meraklı kişiler. |
| Kontenjan : |
80 |
| Etkinlik Tarihi - Saati : |
16.06.2007 -- 13:00-15:00 |
| Sponsor: |
 |
| Süre : |
1 Gün |
| Ek Bilgi : |
3 katılımcıya çekiliş ile kitap hediye edilecektir.. |
| Semineri Veren : |
Eralp ERAT |
| Etkinlik Yeri ve İçeriği: |
Microsoft Türkiye İletişim Bilgileri
Bilindiği üzere mobilite hepimizin hayatında çok önemli bir yere sahip.Geliştirdiğimiz çözümler içerisinde karşılaşılan sorunlara ve çözüm yollarına ışık tutulacak olan bu seminerde varolan teknolojik çözümler irdelenerek , katılımcılar eşliğinde ortak bir paydada buluşulması hedefleniyor.
Windows Mobile 6.0 ın içerdiği yeniliklerin anlatılacağı bu seminerde windows mobile 5.0 ve öncesi sürümlere de değinilecektir.
Ayrıca seminer sırasında farklı cihazlar arasında bağlantı kurularak bir demo gerçekleştirilecektir.
|
GPS nedir?
Global Positioning System. (Global Yer Belirleme Sistemi) Düzenli olarak kodlanmış bilgi yollayan bir uydu ağıdır ve uydularla aramızdaki mesafeyi ölçerek dünya üzerindeki kesin yerimizi tespit etmeyi mümkün kılar. Bu sistem, ABD savunma bölümüne ait, yörüngede sürekli olarak dönen 24 uydudan oluşur.Bu uydular çok düşük güçlü radyo sinyalleri yayarlar. Yeryüzündeki GPS alıcısı, bu sinyalleri alır. Böylece konum belirlenmesi mümkün olur. Bu olağanüstü sistemi kurmak Amerika'ya ucuza mal olmamıştır. Sistemin kurulum değeri yaklaşık olarak 12 milyar ABD Dolarıdır. Devam eden bakım masrafları sistemin değerini arttırmaktadır.
Bu sistemin ilk kuruluş hedefi tamamen askeri amaçlar içindi. GPS alıcıları yön bulmakta, askeri çıkartmalarda ve roket atışlarında kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Ancak, 1980'lerde GPS sistemi sivil kullanıma da açılmıştır. Artık bir çok alanda hayati önem taşıyan bir araç olarak kullanıma girmiştir.
Kullanım Alanları GPS' in karada, havada ve denizde bir çok kullanım alanı vardır. Basit bir anlatımla, GPS size bulunduğunuz yerleri işaretleme ve belirlediğiniz noktaya geri dönme imkanı sağlar. GPS, kapalı alanlar ve su altı gibi sinyallerin alınmasının güçleştiği yerler dışında dünya üzerinde her yerde çalışır.
GPS Sistemi NAVSTAR sistemi, uzay bölümü (uydular), kontrol bölümü (yer istasyonları) ve kullanıcı bölümünden (GPS alıcısı) oluşur.
Uzay Bölümü Uzay bölümü, en az 24 uydudan (21 aktif uydu ve 3 yedek) oluşur ve sistemin merkezidir.
Uydular, "Yüksek Yörünge" adı verilen ve dünya yüzeyinin 20.000 km üzerindeki yörüngede bulunurlar. Bu kadar fazla yükseklikte bulunan uydular oldukça geniş bir görüş alanına sahiptirler ve dünya üzerindeki bir GPS alıcısının her zaman en az 4 adet uyduyu görebileceği şekilde yerleştirilmişlerdir.
Uydular saatte 7.000 mil hızla hareket ederler ve 12 saatte, dünya çevresinde bir tur atarlar. Güneş enerjisi ile çalışırlar ve en az 10 yıl kullanılmak üzere tasarlanmışlardır. Ayrıca güneş enerjisi kesintilerine karşı (güneş tutulması vs.) yedek bataryaları ve yörünge düzeltmeleri için de küçük ateşleyici roketleri vardır.
GPS projesi ilk uydunun 1978'de ateşlenmesiyle başlamıştır. 24 uyduluk ağ 1994'de tamamlanmıştır. Projenin devamlılığı ve geliştirilmesi ile ilgili bütçe ABD Savunma Bölümüne aittir.
Uyduların her biri, iki değişik frekansta ve düşük güçlü radyo sinyalleri yayınlamaktadır. (L1,L2) Sivil GPS alıcıları L1 frekansını (UHF bandında 1575,42 Mhz), ABD Savunma bölümü alıcıları L2 (1227,60 Mhz) frekansını dinlemektedirler. Bu sinyal "Görüş Hattında - Line of Sight" ilerler. Yani bulutlardan, camdan ve plastikten geçebilir ancak duvar ve dağ gibi katı cisimlerden geçemez.
Daha rahat anlaşılması için, bildiğimiz radyo istasyonu sinyalleri ile L1 frekansını kıyaslamak istersek; FM radyo istasyonları 88 ile 108 Mhz arasında yayın yaparlar, L1 ise 1575,42 Mhz' i kullanır. Ayrıca GPS' in uydu sinyalleri çok düşük güçtedirler. FM radyo sinyalleri 100.000 watt gücünde iken L1 sinyali 20-50 watt arasındadır. İşte bu yüzden GPS uydularından temiz sinyal alabilmek için açık bir görüş alanı gereklidir.
Her uydu yerdeki alıcının sinyalleri tanımlamasını sağlayan iki adet özel "pseudo-random" (şifrelenmiş kod) kodu yayınlar. Bunlar Korumalı (Protected - P code) kod ve Coarse/Acquisition (C/A code) kodudur. P kodu karıştırılarak sivil izinsiz kullanımı engellenir, bu olaya "Anti-Spoofing" adı verilir. P koduna verilen başka bir isimde "P (Y)" yada sadece "Y" kodudur.
Bu sinyallerin ana amacı yerdeki alıcının, sinyalin geliş süresini ölçerek, uyduya olan mesafesini hesaplamayı mümkün kılmasıdır. Uyduya olan mesafe, sinyalin geliş süresi ile hızının çarpımına eşittir. Sinyallerin kabul edilen hızı ışık hızıdır. Gelen bu sinyal, uydunun yörünge bilgileri ve saat bilgisi, genel sistem durum bilgisi ve ionosferik gecikme bilgisini içerir. Uydu sinyalleri çok güvenilir atom saatleri kullanılarak zamanlanır.
Kontrol Bölümü Adından anlaşılacağı gibi, Kontrol Bölümü, GPS uydularını sürekli izleyerek, doğru yörünge ve zaman bilgilerini sağlar. Dünya üzerinde 5 adet kontrol istasyonu bulunmaktadır. Bunlardan dördü insansız, biri insanlı ana kontrol merkezidir. İnsansız kontrol merkezleri, topladıkları bilgileri ana merkeze yollarlar. Ana merkezde bu bilgiler değerlendirilerek gerekli düzeltmeler uydulara bildirilir.
Kullanıcı Bölümü Kullanıcı bölümü yerdeki alıcılardır. Daha önce bahsedildiği gibi çeşitli amaçlarla GPS kullanarak yerini belirlemek isteyen herhangi bir kişi, sistemin kullanıcı bölümüne dahil olur. GPS' in Çalışma Prensibi Uyduların Konumunun Önemi GPS alıcısı yerini belirlemek için, öncelikle uyduların kesin yerini bilmelidir ve onlara ne kadar uzaklıkta olduğunu bulmalıdır. Şimdi GPS' in uyduların yerini nasıl öğrendiğini inceleyecek olursak; Alıcı uydudan iki çeşit bilgi alır. Bunlardan birisi, uyduların konumlarını bildiren "almanac data - almanak bilgisi "dır. Almanak bilgisi sürekli olarak yollanır ve GPS' in hafızasında saklanır. Bu sayede GPS her uydunun yörüngesini bilir ve olması gereken konumu hesaplar. Uydular konum değiştirdikçe almanak bilgisi yenilenir.
Uydu yörüngelerinde ufak sapmalar meydana gelebilir. Bu sapmaların hesaplanması için kontrol bölümü uyduların yörünge bilgilerini sürekli olarak izler. Elde edilen bu hata verileri Ana kontrol merkezine ulaştırılır ve düzeltilerek buradan uydulara geri gönderilir. Bu düzeltilmiş kesin konum bilgilerine Ephemeris Data - Geçici Bilgi adı verilir. Bu bilgiler güncelliğini 4 ila 6 saat arasında korur. Ephemeris bilgisi daha sonra kodlanarak GPS alıcısına gönderilir.
Almanak ve Ephemeris bilgilerini alan GPS alıcısı, uyduların kesin konumlarını sürekli olarak belirler.
Zamanlamanın Önemi GPS alıcısının uyduların kesin konumlarını bilmesinin yanı sıra uydulara olan uzaklığını da bilmesi gerekir. Bu sayede, dünya üzerindeki yerini hesaplayabilir. Bunun için basit bir formül kullanılır.
Uyduya olana uzaklık; gönderilen sinyalin geliş süresiyle, hızının çarpımına eşittir.
(Geliş Süresi x Hız = Mesafe)
Uzaklığı belirlemek için kullanılan bu formülde, hızı zaten bilmekteyiz. Radyo dalgasının hızı, atmosferdeki ufak etkiler sayılmazsa, Işık Hızına eşittir. (c = 300.000 km/sn) Bundan sonra, formülün zaman kısmının hesaplanması gerekir. Çözüm uydulardan gelen kodlanmış sinyallerin içinde saklıdır. Gönderilen koda "Pseudo-Random Kod" adı verilir.
Böyle adlandırılmasının sebebi, çok düzensiz bir sinyal olmasıdır. GPS alıcısı da aynı kodu üreterek, uydudan gelen kodla eşleştirmeye çalışır. Bu iki kodu karşılaştırarak aradaki gecikmeyi tespit eder, bu gecikme miktarı ile ışık hızının çarpımı mesafeyi verir.
Yaklaşık olarak bir uydudan sinyalin dünyaya ulaşma süresi 0,06 saniyedir. Saniyenin binde birinde oluşacak bir hata, mesafe ölçümünde 300 km' lik bir kaymaya sebep olacaktır. GPS alıcısının saati, uydudaki saatler kadar hassas değildir. Alıcıya bir Atom Saati koymak ise çok pahalı ve çok hantal olurdu. Bu yüzden, uyduya olan mesafe ölçümü, "Pseudo Range" olarak adlandırılır. Bu bilgiyi kullanarak pozisyon belirlemek için, 4 uydu kullanılarak saat hatasını minimuma indirinceye kadar ölçüm yapılır.
Geometrik Hesap Şimdi uyduların yerlerini ve uydulara olan uzaklıları biliyoruz. Diyelim ki, birinci uyduya olan uzaklık 20.000 km; bizim yerimiz, merkezi uydu olan ve 20.000 km çapındaki kürenin yüzeyi üzerindeki her hangi bir nokta olabilir. İkinci bir uyduya da 21000 km uzaklıkta olalım. Bu durumda, ikinci küre birinci küre ile kesişerek ara kesitte bir çember oluşturur.
Eğer buna 22.000 km uzaklıkta üçüncü bir uydu eklersek, üç kürenin ortak kesim noktası olan 2 nokta elde ederiz. İki olası pozisyon belirlenmesine rağmen bu iki nokta arasında büyük koordinat farkları mevcuttur. Bu iki noktadan hangisinin gerçek pozisyon olduğunu bulmak için, GPS alıcısına yaklaşık yükseklik verisinin girilmesi gerekir. Bu şekilde GPS geriye kalan iki-boyut içinde kesin pozisyonu belirleyebilir. Fakat üç-boyutta yer belirlenmesi için GPS dördüncü bir uydu daha kullanır. Diyelim ki dördüncü uyduda bizden 19.000 km uzaklıkta olsun, bu dördüncü küreyi, önceki kürelerle kesiştirirsek, elimizde sadece bir ortak kesim noktası kalır. Bu da üçboyutta kesin konumu belirtir.Almanak Bilgisi GPS sürekli olarak, uyduların konumları ile ilgili bilgileri depolar. Depolanan bu bilgiye Almanak Bilgisi denir. GPS uzun süre çalıştırılmazsa, daha önce toplanmış olan Almanak bilgisi güncelliğini yitirir. Buna GPS' in "soğuması" (cold) adı verilir.
GPS "soğuk" iken çalıştırılırsa uydudan bilgi toplaması uzun sürebilir. Uydulardan alınan bilgiler dört ile altı saat güncelliğini korur, bu süre içinde GPS tekrar açılır ise bu durumda GPS "sıcak" (warm) olarak nitelendirilir ve çalışmaya başlaması çok daha kısa süre alır. GPS'lerin özellikleri arasında "Sıcak" ve "Soğuk" başlatma süreleri yer alır.
GPS Alıcı Teknolojisi Çoğu modern GPS alıcıları paralel, çok kanallı çalışma sistemine sahiptir. Daha önceleri yaygın olan tek kanallı GPS alıcı modelleri çeşitli ortamlarda sürekli olarak uydu takip edemiyorlardı. Paralel alıcılar ise her biri bir uyduyu izlemek üzere, 5 ile 12 alıcı devresine sahiptirler. Bunların içinden en kuvvetli dört sinyal takip edilir. Paralel alıcılar uydulara hızla kilitlenebildikleri gibi, yüksek binalar, sık ormanlar gibi zor ortamlarda da efektif bir şekilde çalışırlar.
GPS İle Pozisyon Ölçümünde Hata Kaynakları Sivil GPS alıcıları aşağıdaki çeşitli nedenlerden dolayı pozisyon hataları yapmaya meyillidirler.
Uydu Hataları Zamanlama GPS için kritik bir faktör olduğu için GPS uyduları atom saatleri ile donatılmışlardır. Ancak atom saatleri de mükemmel değildir. Zamanlamada oluşan çok ufak hatalar, mesafe ölçümünde küçümsenmeyecek yanılgılara yol açar.
Uyduların uzaydaki pozisyonları ise hesaplamanın başlangıç noktasıdır. GPS uyduları yüksek yörüngelere yerleştirilmişlerdir ve dünyanın üst atmosferinin bozucu etkilerinden etkilenmezler. Buna karşın tahmin edilen yörüngelerinde ufak kaymalar yapabilirler. Bu da pozisyon hatalarına yok açar.
Atmosfer GPS uyduları zamanlama bilgilerini radyo sinyalleri olarak gönderirler ve bu da ayrı bir hata kaynağıdır. Çünkü dünya atmosferinde, radyo sinyalleri her zaman tahmin edildiği gibi hareket etmezler.
Radyo sinyallerinin atmosfer içinde ışık hızında hareket ettiği ve bu hızın sabit olduğu kabul edilse de, ışık hızı sadece vakum ortamında sabittir. Radyo sinyalleri, içinde bulundukları ortama göre yavaşlama gösterirler.
GPS sinyalleri İyonosfer'de yüklü parçacıklar ve Trotosferde su buharı tarafından geciktirilir. Tüm hesaplamalarda ışık hızı sabit kabul edildiğinden bu gecikmeler uydunun uzaklığını ölçmede hatalara yol açar.
İyi alıcılar atmosfer içindeki bu tipik yolculukta doğacak hataları düzeltmek için bir düzeltme faktörü kullanırlar. Ancak atmosfer farklı yerlerde ve zamanlarda değişiklik göstereceği için teorik bir hata modeli oluşturulamaz.
Değişken Rota Hatası Sonunda dünya yüzeyine ulaşan GPS sinyalleri GPS alıcısına ulaşmadan önce katı cisimler tarafından yansıtılır veya engellenir. Bu hata formuna "Değişken Rota" (Multipath) hatası denir. İlk olarak antene gelen sinyal direkt gelirse daha hızlı ulaşır, sonradan yansıyarak gelen sinyal diğerinden daha geç ulaşır ve bu sinyaller birbirleriyle karışarak gürültülü sonuç yaratırlar.
Alıcı Hatası Yerdeki alıcılar da mükemmel değildir. Kendi saatlerinde oluşan kaymaların yanı sıra iç gürültülerden dolayı da hata yaparlar.
Seçici Kullanılabilirlik (Selective Availability) Yukarıda anlatılan doğal hatalardan daha kötüsü, ABD Savunma Bölümü tarafından yapılan "Kasti Hatalardır". Bu "Seçici Kullanılabilirlik" politikasının altında yatan amaç ise, karşı güçlerin GPS sisteminin ABD ve yandaşlarına karşı kötü niyetli kullanımını önlemektir. ABD Savunma Bölümü tarafından GPS uydu saatlerinde ve uyduların yörüngelerinde bazı küçük sapmalar yaratılır. Bu etkiler, sistemin sivil kullanımdaki hassasiyetini önemli ölçüde azaltır.
Eğer sabit bir GPS alıcısını hareketinin konum grafiğini, Seçici Kullanılabilirlik devrede iken çizmek istersek, pozisyonumuzun 100 m çapındaki bir daire içinde dolaştığını görürüz. Askeri alıcılarda bulunan kod çözücü anahtarlar, hangi hataların devrede olduğunu ve ne kadar olduğunu söyler; böylece hatalar giderilebilir. Bu yüzden askeri GPS alıcıları, çok daha hassas ölçüm kabiliyetine sahiptir.
Hata Kaynaklarının Gözden Geçirilmesi:
3. Hassasiyeti Artırma Yöntemi - DGPS 3.1. DGPS Nedir? Eğer dünya bir laboratuar olsaydı, mükemmel laboratuar koşullarında GPS sistemi hatasız çalışırdı. GPS tasarımcıları, bu sistemi potansiyel birçok problemden koruyarak büyük bir iş yapmışlardır. Ancak küçük hatalar birleşerek daha büyük hatalara neden olur. Hassasiyeti arttırmanın en yaygın yöntemi olan "Differential GPS" bu hataların çoğunu yok edebilmektedir.
Her Uydu İçin Hassasiyet Standart GPS (m) Differential GPS (m)
-
Uydu Saatleri 1,5 0
-
Yörünge Hataları 2,5 0
-
Iyonosfer 5,0 0,4
-
Troposfer 0,5 0,2
-
Alıcı Gürültüsü 0,3 0,3
-
Değişken Rota (Yansımalar) 0,6 0,6
-
Seçici Kullanılabilirlik (SA) 5,0 0
-
Tipik Pozisyon Hassasiyeti
-
Yatay 5 2 1,3
-
Düşey 8 2,0
-
3-D 12 2,8
Diferansiyel GPS, doğal nedenler ve insan ürünü faktörlerden oluşan hataları azaltır. Bunun arkasındaki sır, iki adet alıcı kullanımıdır. Özetle fikri anlatmak istersek; ölüm 2.4'de anlatıldığı gibi, GPS sinyalindeki hatalar birçok nedene dayalı olarak meydana gelir. (uydu saatleri, yörünge hataları, atmosfer hataları gibi) Bu hataların çoğu değişken oldukları için, tahmin edip düzeltilmeleri oldukça zordur. Yapılması gereken hataları oluştukları süre içinde ölçmek olmalıdır.
İşte bu noktada ikinci alıcı devreye girer. Koordinatları tam olarak bilinen bir noktaya GPS alıcısı yerleştirilir. Bu ikinci alıcı uydulardan gelen bilgilerle kendi pozisyonunu hesaplar ve bilinen pozisyonla bu bilgileri kıyaslar. Aradaki fark GPS sinyalindeki hatadır. Ne yazık ki, uydu hatalarını bir kere tespit edip, aynı verileri kullanarak ölçüme devam edemezsiniz. Çünkü uydu hataları sürekli olarak değişmektedir. Bu işi yapmak için iki tane GPS alıcısına ihtiyaç vardır. "Referans" alıcısı sürekli olarak belirlenen noktada durur ve uyduların hatalarını tespit ederek diğer alıcıya yollar (gezinerek pozisyon tespiti yapan bu alıcıdır), bu alıcı, gelen hata verilerini hesaplarına katarak daha hassas sonuçlar elde edebilir.
Bu teknikle DGPS birçok bilimsel araştırma ve endüstriyel uygulamalarda kullanılmaktadır. DGPS düzeltme verilerinin gönderilmesi ve alınmasında RTCM SC-104 adı verilen uluslararası bir veri standardı ve IALA' nın kıyı sahil vericilerine uyarlanmak üzere geliştirdiği ayrı bir RTCM SC-104 standardı kullanılmaktadır.
3.2. DGPS Nasıl Çalışır? Basit GPS otonom olarak çalışır. Başka bir deyişle, tek bir alıcı ile dünyanın herhangi bir yerinde iyi sonuçlar alınabilir. Ancak, DGPS iki alıcının birlikte kullanımından oluşur. Biri sabit diğeri hareketli olarak çalışır. Burada sabit alıcı DGPS sisteminin hassasiyetinin anahtarıdır. Bu sabit istasyon uydulardan alınan ölçüm değerlerini referans değerleri olarak kullanır.
Bizim dünya üzerindeki hareketimiz, uyduların dünyaya olan mesafesinin yanında, ihmal edilecek kadar küçüktür. Eğer iki alıcı birbirine yeterince yakın ise, ki bu mesafe birkaç yüz km olabilir, bu iki alıcıya gelen sinyaller atmosferin aynı diliminden geçer ve aynı hataların etkisinde kalır. Böylece ikisinde de aynı gecikmeler meydana gelir.
Bu prensipten yararlanarak düzeltmeler yapılabilir.Referans Alıcısı Hataları Ölçer
Referans Alıcısı, sabit ve koordinatları kesin olarak bilinen bir noktaya yerleştirilir. Bu referans alıcısı, hareketli GPS alıcısı ile aynı sinyalleri alır ancak normal bir GPS' den farklı olarak, hesaplamaları tersten yapar. Zamanlama sinyalleriyle pozisyon hesaplamak yerine, bilinen pozisyondan zamanı hesaplar. Referans istasyonu, kendi konumunu ve uyduların olması gereken konumu da bildiğinden, bulunduğu noktayla her bir uyduya olan teorik mesafesini hesaplar. Bu mesafeyi ışık hızına bölerek zamanı bulur. Bu süre, uydudan belirtilen noktaya sinyallerin gelmesi gereken süredir. Teorik süre ile eldeki süreyi karşılaştırır. Aradaki fark sinyalin hatası veya gecikmesidir.ata Düzeltmeleri Hareketli Alıcıya Gönderilir
Bundan sonraki basamak ise, bu hata düzeltmelerinin hareketli alıcılara gönderilmesidir. Böylece alıcı hesaplarını bu hatalara göre düzeltir. Referans istasyonu, hareketli alıcının hangi uyduların kullanıldığını bilmediğinden, tüm uydulardan gelen sinyallerin hatalarını hesaplar ve hareketli alıcılara gönderir. Bu hata bilgilerinin aktarımında standart bir format kullanılmaktadır.
Düzeltme Faktörlerinin Gönderilmesi Bunun için birkaç yöntem mevcuttur ancak kullanılan temel yöntem radyo bağlantısıdır. Buradaki asıl sorun bilgi transferindeki hızdır. Referans istasyonu düzeltme bilgilerini göndermekle zaman kaybetmemelidir. Eğer bilgiler geç gönderilirse, düzeltmeler güncelliğini kaybedebilir çünkü atmosfer ve uydu durumları sürekli olarak değişmektedir. Buna ilave olarak referans istasyonu hesaplama yaparken de biraz vakit kaybedecektir.Referans istasyonunda yapılan hesaplamalar ve bilginin gönderilmesi sırasında geçen süreye referans istasyonunun gecikme süresi denir.
(Latency) Post-Processed DGPS Bazı DGPS uygulamaları için, radyo bağlantısına gerek olmayabilir. Çünkü bazı projeler "Gerçek Zamanlı" hesaplama gerektirmez. Buna örnek olarak, deniz tabanında bir noktada yapılacak sondaj işleminde gerçek zamanlı konum verisine ihtiyaç duyulurken, karada yeni yapılmış bir yolun haritasının çıkartılması için gerçek zamanlı hesaplamaya gerek olmayabilir. Bu gibi uygulamalarda, hareketli GPS alıcısı sadece ölçtüğü pozisyonları ve ölçüm zamanlarını kaydeder. Daha sonra, bu değerler referans istasyonu tarafından, aynı zaman aralığında kaydedilmiş düzeltme değerleri ile birleştirilerek hatalar giderilir. Bu sisteme "Post-Processed DGPS" adı verilir.
Bu sistemin bir başka varyasyonu da "Inverted DGPS" dir. Bunu örnekle açıklamak istersek, periyodik olarak yerlerini ana istasyona bildiren bir kamyon filosunu ele alalım. Kamyonların her birine DGPS düzeltmeleri gönderilmesi yerine, gönderilen sinyaller ana istasyonda düzeltilebilir. Kamyonlar yerlerini standart GPS hassasiyetinde bileceklerdir fakat ana istasyon, her bir kamyonun yolun hangi tarafında bulunduğunu dahi izleyebilir.
Sonuç 4.1. GPS' in Değerlendirilmesi
GPS' in şu anki durumu çoğu araştırma görevleri için heyecan verici derecede kullanışlıdır ve ileride gelişmeler bu sistemi gündelik yaşamın bir parçası haline getirecektir. Günümüzde stratejik projelerden, eğlence amaçlı gezilere kadar bir çok alanda GPS temel bir araç olarak kullanılmaktadır.
Araştırma konumuz olan GPS' in model araba navigasyonuna uygunluğu konusunda varılan sonuçlar aşağıda özetlenmiştir.
Hassasiyet Model arabanın boyutlarını düşünürsek, en azından 10 cm hassasiyet ile yer tespiti yapabilmemiz gerekmektedir. Deneylerimizle de elde ettiğimiz sonuçlara göre standart GPS'in bize verebileceği hassasiyet en iyi şartlarda 5 m olabilir.
Piri Reis Denizcilik ve Deniz Kaynaklarını Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı başkanı Prof. Dr. Erol İzdar ile görüşmemiz sonucunda; DGPS sistemini 1995'den beri deniz altı araştırmalarında, deniz aracının belirlenen rotayı hatasız takibinin sağlanması amacıyla kullandıklarını ve uygun hava şartlarında 10 cm hassasiyete kadar inebildiklerini belirtmiştir.
Kurulum Kolaylığı DGPS verici istasyonunun kurulması için önceden ölçümler ve sürekli olarak kontroller yapılması gerekmektedir. Bu da sistemin kurulumu ve işletilmesini zorlaştırmaktadır. Fizikcimurat tarafindan hazirlanip/düzenlenip Beceriksizler Boardda sunulmustur Seite 9 von 10 Her Ortamda Kullanılabilirlik GPS sisteminin bizim için en büyük dezavantajı kapalı mekanlarda kullanılmasının imkansız olmasıdır.
Maliyet Standart GPS' in maliyeti 200 ABD Doları'nı geçmemekle beraber hassasiyetini arttırmamız gerekmektedir. Hassasiyeti arttırmak için DGPS sisteminin kurulması gerekmektedir. Yaptığımız araştırmadan elde ettiğimiz sonuç DGPS sistemi maliyetinin 40.000 - 45.000 ABD Doları arasında olduğudur. Yukarıda sayılan sebeplerden dolayı model araba navigasyonu için standart GPS sisteminin kullanılmasının imkansız, DGPS sisteminin ise prensip olarak uygun ancak pahalı ve kullanışsız olduğu sonucuna vardık. Önerilen Yöntem Amacımız, kısa menzilli model arabanın navigasyonunda, hassas ölçüm ve her ortamda çalışabilirliğe sahip bir sistem kurabilmektir. Beklentilerimiz doğrultusunda GPS' in yeterli olamayacağı yukarıdaki sonuçtan açıkça görülmektedir. GPS bu projede, ancak uzun menzillere çıkılması durumunda yardımcı kontrol elemanı olarak kullanılabilir.
Araştırmalarımızdan, bu ve buna benzer projelerde accelerometer, tilt sensor, gyroscope gibi ölçme elemanları ile çok hassas sonuçlar elde edildiğini gördük. Özellikle accelerometer hız ve pozisyon ölçümünde yaygın olarak kullanılmaktadır. Accelerometer ile yapabileceklerimiz: Hız ve pozisyon ölçümü Hız için ivme bir kere integre edilir.
Konum için ivme iki kere integre edilir.
2 ve 3 boyutlu uzayda pozisyon belirleme Kullanım alanlarının genişliğinin yanı sıra accelerometer çok küçük ve ucuz bir ölçme elemanıdır. Sonuç olarak kısa menzilde model araba navigasyonu için GPS' in kullanılması efektif olmayacaktır. Bunun yerine accelerometer istenilen sonuçları çok daha hassas verecektir ve GPS sistemine göre maliyeti daha düşüktür.
Kaynaklar B. Hofmann-Wellenhof, H. Lichtenegger, and J. Collins "Theory and Practice of GPS" , 4. Baskı SpringerWienNewYork, 1992 Hurn Jeff "Differential GPS Explained" Tribmle Navigation, 1993
Microsoft tarafından, çok az kişiye verilen ve Türkiye'de de yalnızca 51 kişide bulunan "En Değerli Profesyonel - MVP" ünvanı ile ödüllendirildim.Taltif edildiğim kategori "Mobile Devices".Layık gören Microsoft'a ve desteğini esirgemeyen değerli çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum..
Yapılması gereken o kadar çok iş var ki ..Motive edici bir unsur,gönülden teşekkürler.
Merhaba sevgili okuyucular ;
Dediğim gibi bir zirve daha sona erdi..Vista ve Office System 2007'e ciddi anlamda ağırlık verilen bu 3 günlük teknoloji zirvesinde tabiki biz developer'ları da bekleyen çeşitli seminerler gerçekleşti..WCF , WWF , WPF ve İnfoCard 'ın ağırlıklı olduğu seminer serisine Ajax , Team Foundation System 'i de dahil etmeyi unutmamışlar :)
Bir sonra ki semineri iple çekiyoruz ki muhtemelen .NET 4.0'dan bahsediyor olacağız o zaman :) Unutmadan diyeyim ki özellikle WWF oldukça ilgi çekici..
Sevgiler..
Eralp
Merhabalar sevgili okuyucular ;
2005 yılında yapılan halini aratsada (e ilkler başkadır. :) ) bu günlerde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde hummalı bir koşuşturmaca var..Evet "teknoloji zirve yaptı" mottosuyla yerli ve yabancı bir çok insan kurumsal çözümler ve teknolojinin yansıması hakkında fikir sahibi olabilmek adına kongre merkezine hucüm ettiler :) Bir çok farklı konuda yerli ve yabancı konuşmacının yer alacağı bu şölen 24 ocak - 26 ocak arasında teknoloji seven tüm insanları bekliyor..
Buradan zirve programı hakkında data detaylı bilgi alabilirsiniz.
Tüm bunlara ek olarak kendi gözlemlerime gelince , 1. gün içinde yazılım geliştiriciler salonundan (marmara) hiç çıkmadım desem yalan olmaz :) .NET 3.0 'a giriş niteliğinde olan seminer oldukça hoştu.En azından WCF ve WWF'e olan bakış acım biraz daha genişledi.WPF'le yapılmış yerli uygulamaları görme imkanım oldu.Ayrıca yine WPF'in yeteneklerini görünce parmak ısırmamak elde değil..
Ayrıca unutmadan belirtmeliyim ki , 26 Ocak'ta "Microsoft Teknolojileri ile Gelecek Nesil Hastane Yönetim Bilgi Sistemi" konu başlıklı Esim Yazılım tarafından verilecek olan sunuma özellikle katılmanızı öneririm.Çok sevdiğim ve saydığım 2 arkadaşımın uzun emekler ve uykusuz geceler sonrasında ortaya çıkardıkları bu ürün (ASP.NET 2.0+ AJAX+Sql Server 2005) oldukça ilgi çekici..Kendilerini buradan birkez daha tebrik ediyorum...
En iyisimi sizde hemen katılın , zaman ayırın..NET 3.0 + Vista + Office 2007 System çok güzel özelliklerle geliyor..
iyi çalışmalar..
Eralp
Merhabalar.
İş hayatımda meydana gelen bazı değişiklikler ve bunların neticesinde uzun bir zamandır günlüğüme uğrayıpta birşeyler karalayamamıştım..
İlk fırsatta işe yarayan yeniliklerle kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Görüşmek üzere. :)
Oldukca guzel bir metin.Metinin sonunda birde resim var amcamin odasina ait..
NEW YORK (FORTUNE) - It's pretty incredible to look back 30 years to when Microsoft (Research) was starting and realize how work has been transformed. We're finally getting close to what I call the digital workstyle.
If you look at this office, there isn't much paper in it. On my desk I have three screens, synchronized to form a single desktop. I can drag items from one screen to the next. Once you have that large display area, you'll never go back, because it has a direct impact on productivity. In the digital age, Microsoft chair Bill Gates uses a lot of electricity, but not as much paper. More from FORTUNE Can fast food be 'good' food?
Japan: Rising sun, setting PM
Physician, fool thyself
FORTUNE 500 Current Issue Subscribe to Fortune Photo Gallery See more photos How I work E-mail and voicemail; yoga and personal assistants; structure and grooving: A dozen accomplished people tell what works for them. (See the gallery.)
The screen on the left has my list of e-mails. On the center screen is usually the specific e-mail I'm reading and responding to. And my browser is on the right-hand screen. This setup gives me the ability to glance and see what new has come in while I'm working on something, and to bring up a link that's related to an e-mail and look at it while the e-mail is still in front of me.
At Microsoft, e-mail is the medium of choice, more than phone calls, documents, blogs, bulletin boards, or even meetings (voicemails and faxes are actually integrated into our e-mail in-boxes).
I get about 100 e-mails a day. We apply filtering to keep it to that level—e-mail comes straight to me from anyone I've ever corresponded with, anyone from Microsoft, Intel, HP, and all the other partner companies, and anyone I know. And I always see a write-up from my assistant of any other e-mail, from companies that aren't on my permission list or individuals I don't know. That way I know what people are praising us for, what they are complaining about, and what they are asking.
We're at the point now where the challenge isn't how to communicate effectively with e-mail, it's ensuring that you spend your time on the e-mail that matters most. I use tools like "in-box rules" and search folders to mark and group messages based on their content and importance.
I'm not big on to-do lists. Instead, I use e-mail and desktop folders and my online calendar. So when I walk up to my desk, I can focus on the e-mails I've flagged and check the folders that are monitoring particular projects and particular blogs.
Outlook also has a little notification box that comes up in | |